Strateji Nasıl Geliştirilmez?

Strateji Nasıl Geliştirilmez?

Strateji Nasıl Geliştirilmez?

02.12.2024 / Yönetim ve Strateji / yorum ekle

paylaş :

Strateji nasıl geliştirilmez?


Son dönemde çok fazla hatalı uygulamaya denk geliyorum, aslında kimsenin yoğurt yiyişine eleştiri getirmek de istemem, ama yoğurt fazlaca israf olunca, görüşlerimi paylaşayım dedim.


Öncelikle strateji bir amaç değil. Bir araç. Stratejik planlamaya çok odaklanıp, en doğru strateji, en iyi hedefler, en iyi yöntemler derken, işin özünden uzaklaşan, işin şekil boyutuna kilitlenen, orada kalan, icraya geçemeyen, havalı danışmanlık şirketlerini zengin eden çok şirket var. Strateji, artık eskisi gibi beş senelik bir iş değil. Üç senelik bir iş de değil. Strateji esasen bir plan da değil! Söylediklerim hakim paradigma açısından sarsıcı veya ters olabilir, ama işin gerçeği bu.


Stratejik yönetim alanı çok değişti. Biz hala eski paradigmaya dayalı çıktılar peşindeyiz. Belki biz yeni fark ediyoruz ama ABD'de mesela bu iş, 2000'lerin başından itibaren böyle görüldü. Klasik strateji üzerine pek çok farklı stratejik paradigma geldi. Porter'da, Drucker'da takılıp kalmadılar (harika katkıları vardı, bu ayrı). Hamel, Slywotzky, Mc Grath, Sinek, Mauborgne, Kim, Christensen, Govindarajan ve burada unuttuğum pek çok düşünce insanı bu alanı çok değiştirdi. Hala klasik strateji alanı içinde hareket ediyorsanız, bu bir hata, çünkü sektör ve şirket yapısına göre strateji paradigmanız değişiyor. Klasik stratejik yönetim veya planlama adımları (ülkemizde plan hazırlama olarak görülüyor malum) her şirkette başarı sağlamıyor.


Strateji konusunda en üzüldüğüm ise otellere kapanıp 2 günde stratejik hedefler ve KPI'lar ile çıkma işi. Biz ne iş yapıyoruz, ne üretebiliriz, kime ne satabiliriz, temel yetkinliklerimizden ne tür yeni ürünler çıkar, bunları kime satabiliriz, nasıl dijitalleşiriz, verimliliği nasıl artırırız gibi Balanced Scorecard tadına işler. Oysa BS başka bir amacın aracıdır. Neyse bu çok detaylı bir konu burada dağıtmayalım.


Oysa olay sizde başlamıyor. Pazar ve müşteride başlıyor. Şu üründen şu kadar üretelim, şu kadar satalım veya bizde şu ürün var, şu pazar bizim için iyi, oraya satarız dediğimizde, olayın özünü kaçırıyoruz. Bugünden yarına strateji geliştirmiş oluyoruz. Strateji işi tam tersi, gelecekten bugüne yapılması gereken bir iş. Trendler, müşteri ihtiyaçları, istekleri (belki daha ortaya çıkmamış dahi olabilir), geleceğin iş paradigmalaları düşünülerek, geleceğe yönelik niyet ve geriye doğru bir yol haritası oluşturulması gerek. Bu zor iş. Ayrıca konuya, içeriden dışarıya doğru değil, dışarıdan içeriye doğru bakmak gerekiyor. Yine zor iş.


Biz strateji geliştirme işini stratejik planlama sanıyoruz. Değil. Bir gelecek hayali, bir stratejik niyet ve yol haritası ortaya koyma işidir. Yani hedef- KPI işin özünde yok, icraya yönelik bir araç sadece. Oturup stratejik olduğunu düşündüğümüz hedef- KPI setleri belirliyoruz. Bundan önce esas yapılacak olanı gözden kaçırıyoruz. Platfom, adaptasyon, vizyoner ve ayakta kalma paradigmaları stratejide yeni paradigmalar. Bunların her biri içinde yeni strateji modelleri var. Sektöre, müşteriye, değişime, özel durumlara, mali yapıya, temel yeteneklere ve daha pek çok şeye bakarak model belirleniyor. Oysa bizde durum şu; her şirkete aynı klasik stratejik planlama modeli ile strateji geliştirmesi öneriliyor. Hala Porter'ın beş güç modelini mesela çalışıyoruz. O işler biteli çok oldu. Nedeni ayrı bir yazının konusu, çünkü çok uzun. Artık geçerli değil. Biz hala eski usul ve klasik yöntemler satıyoruz firmalara. Olmaz, sonuç çıkmaz. Ha, daha derli toplu, sistematik çalışmaya katkı sağlar kısa vadede ama uzun vadeye bir faydası yok.


O halde, bu konuya çok dikkat edeceğiz. Strateji konusunda çalışma yapmak isteyen tüm firmalar, tüm birimler, sorumlular, lütfen stratejinin son 25 senedeki gelişimini okumadan, anlamadan dışarıdan danışmanlık almayın. Öyle örnekler görüyorum ki, zaman, çaba, para resmen çöpe atılmış. Bunu yapan da güya gelişmeleri takip etmesi gereken, hakim paradigmaları bilmesi gereken bazı "çok havalı ve meşhur" danışmanlık firmaları.


O yüzden özellikle yurt dışında, meşhur firmalar ile değil, konuya hakim, günceli yakalamış, konuya doğru yerden bakan, terzi işi çalışan danışmanlar ile çalışma kültürü daha hakimdir. Yukarıda ismini verdiğim tüm isimler böyledir mesela.


Konuyla ilgili daha detaylı bilgi isteyenler benimle irtibata geçebilir.



Yorumlar

--- henüz yorum yapılmamış

Yorum Bırakın